Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
FlashBanner
Buradasınız:Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterinde toplam 891 kayıt bulunmaktadır.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 »

İsimKayıt
ERDAL BÜYÜKPINARTarih: Cum 20 Nis 2012 10:11:43 EEST
DEYERLİ DOSTLAR GAZİ MAH SELÇUK CANLAR TURİZİM.LTD.SİT. BİLET SATIŞ BAYİLİYİ TARAFIMDAN ALINMIŞ VE BİLET SATIŞLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR İLGİ VE ALAKANIZI ESİRGEMİCEYİNİZİ UMUYOR SAYGİ VE SEVGİLERİMİ SUNUYORUM İRTİBAT TEL 0212650 08 04 GSM 0536 678 74 96
ERDAL BÜYÜKPINARTarih: Pzt 16 Nis 2012 14:12:30 EEST
DOSTLAR ÖZÜR DİLİYORUM İRTİBAT TELİNİ YANLİS YAZMİSİZ 0212 650 08 04 GSM 0536 678 74 96
erdal büyükpınar Tarih: Pzt 16 Nis 2012 11:02:48 EEST
sevgili dostlar bu arada civar köylerdeki dostlarımızada bilgi verisek hepimiz çok daha sevinirim manevi olarak tüm dostlarimizin yardimini bekliyorum saygılarımla
erdalTarih: Pzt 16 Nis 2012 10:56:54 EEST
araçlarımız tamamen yenilenmiş ve son teknolojiyle donatılarak hizmetinizdedir
ERDAL
Yer gazi mah
Tarih: Pzt 16 Nis 2012 10:54:32 EEST
sevgili dostlar mrb gazi mahlesi selçuk canlar turizim ltd.şti gazi bilet bayi tarafımdan alınıp bilet satışlarımız başlamıştır saygılarımla tüm dostlarımızın bilgisine irtibat tel 0212 536 28 24 gsm 0536 678 74 96
sah_kulu34@hotmail.comsah_kulu34@hotmail.c
Hüseyin ASLAN
Yer Dağönü Köyü Muhtarı
Tarih: Paz 22 Oca 2012 15:51:00 EET
2012 yılında başta köylülerimiz olmak üzere herkesin yeni yılını kutlar, yeni yılın tüm insanlığa barış ve mutluluk getirmesini dilerim. 
 
 
Alın teri emek dedik 
Meramızı sattık yedik 
Fidan,bitki dinlemedik 
Bu gidişat bozuk bize 
 
Elimizi taşın altına koyalım 
Komşu, birlik yaratalım 
Bizler ikiliği atalım 
Gelecekte ışık bizim 
 
Bu kirlilik vurgu yapmış 
İnsanlık hayatta bıkmış 
Hüseyinim doğa bizim 
Komşu bizden neden küsmüş 
 
08.04.2009 
Hüseyin ASLAN 
Dağönü Köyü Muhtarı
Mehmet AKBULUTTarih: Prş 12 Oca 2012 13:40:41 EET
VAN DEPREMİ ÜZERİNE 
 
‘VAN’ gibiyim işte.! 
‘’Nasılsın?’’Diye sorma 
‘VAN’ gibiyim işte. 
Bir yanım yıkık ve enkaz altında 
Diğer yanımsa… 
 
 
 
Van depremi sonrasın da çıkardığım kimi acınası durumları paylaşmak istiyorum. 
Öncelikle Öğretmenler den çok etkilendim;76 Öğretmenimizin Van depreminden hayatlarını kaybettiği söylendi. Arkasından Milli Eğitim Bakanı (Hani kitaplarında başkasından aşırma yaptığı suçlamasıyla YÖK tarafından disiplin cezası verilen) açıklama yaptı. Dedi ki ‘Öğretmenler sözleşmeli olduklarından maalesef şu anda ailelerine herhangi bir yardımda bulunamıyoruz. Sosyal güvenceleri de bulunmuyor. Ama biz mecliste bir kanun ayarlaması yaparak ölen öğretmenlerimizin ailelerine 10’ar bin liralık bir yardım yapmayı düşünüyoruz.’(Büyük olasılıkla tepkiler yok olmaya başladığında bu söz de unutulacak) 
Devlet güvencesiz insan çalıştırabilir mi? Dayanağı ne? demeyin. Dayanağı var. Geçen yıl yapılan anayasa referandumunu hatırlayalım İlk defa güvencesiz çalıştırma o referandumla anayasal hak haline geldi.(İleri demokrasi !) Bu iktidar (AKP) o referandumla var olan sosyal güvenceli çalışma hakkını, topluma onaylatarak yok etmişti. (Umarım referandum da Yetmez ama evet diyenlerden değilsiniz.) 
Daha üzücü olanıysa sözleşmeli ve sosyal güvenceden yoksun olan bu öğretmenlerimizin meslek örgütlerinin kayıtsızlığıydı. İçlerinden hiç biri (Eğitim-sen’in klasik bir basın toplantısından başka) tepki göstermedi. Yapılan o basın toplantısı da basında yer bulmadı. Diğer öğretmenlerimiz kaderlerine razı bir şekilde derslerine devam ettiler. Vah ki vah. Zaten nasıl olmasınlar ki? Gelecekleri iktidardakilerin iki dudağı arasında. Ataması yapılmayanlar,kadrolular,sözleşmeliler,ders ücretliler,kamuda çalışanlar,özelde çalışanlar vs. gibi bölük pörçük parçalanmış durumdalar.Bir öğretmenler günü icat edilmiş.Onunla avunmaktalar.(Kapitalizm de çareler tükenmez.Nerede sorunlu bir kesim varsa mutlaka onlarla ilgili özel bir gün icat edilir.) 
Meslektaş dayanışması ya da toplumsal bir tepki de olmadı.Yani huzur bozulmadı.(Ölen öldü kalan sağlar, sağ mı acaba?)  
Japonya da depremden hemen sonra şehre zamanında su verilmediği için kendini sorumlu tutan belediye başkanını hatırlıyorum. Bir de bize bakıyorum. Deprem olmuş, yetkili Bakan ve ilin valisi beraber ‘ deprem sonrası gerekli incelemelerin yapıldığını ve Vanlıların evlerine girmelerinde bir sakınca olmadığını’ açıkladılar ve yani bir artçı depremle evlerine girenlerden 40 insan daha hayatını kaybetti. Sorumlu mu? Bakana güvenip evlerine giren insanlar tabii ki. Hiç bir yöneticinin kılı kıpırdamadı.(Ört ki ölem yani) 
20 kasım bir gün gazetesinde Gürkan Haydar Kılıçarslan’ın şu saptaması bizim yöneticilerimizin kıllarını kıpırdatmamasını çok iyi açıklıyor. Burjuva devrimlerini dahi gerçekleştirememiş ve vahşi kapitalizmin haydutlukları yüzünden olumsuz mutasyonlara uğramış bizim gibi ülkelerde,her kim hangi koltuğu ele geçirirse kendisini sonsuza kadar o koltuğun sahibi sayan bir çeşit ‘soylu’ saymaktadır.O yüzden amirleri emretmedikçe maazallah 70 milyon kişinin öleceği bir felaket sonrasında bile koltuklarını bırakmaz onlar. Hatta üstüne görevlerini ne kadar iyi yaptıklarını yüzsüz bir şekilde anlatırlar. Çünkü yüzsüzlüğün iktidarı çağındayız. 
 
Başka bir dram ise şans eseri depremde kurtulup çadırlarda ölüme yakalananlarla ilgili yaşanandı. Depremden sağ kurtulanları donma tehlikesi bekliyordu. Oldu da. Donarak bir bebeğimiz öldü. Donmaktan kurtulmak için çare arayanlar yanarak ölmeye başladılar. 
Demokrasi yönetiminin kurallar manzumesi olduğu söylenir. Bu nedenle kurallar önceden öngörülür ve yeri geldikçe yaşamda kullanılmaya başlanır. Depremlerde ve diğer doğa felaketlerine hazırlık için kurulan AFET YÖNETİM BİRİMİ bunlardandır. İlin valisi, belediye başkanları,sivil kuruluşlar, vs. den oluşturulur. Gelin görün ki Van depreminde böyle olmadı. İktidar kendi koyduğu kuralı çiğnedi ve Belediye başkanını afet koordinasyon kurulundan dışladı.(Oh oh oh. Ne ala memleket. Yaşasın gelişmiş! demokrasi) Belediye başkanının DTP den olması bunda etkendi. 
Deprem için olan yardımlar önemlidir. Valilik emrine gelen bu yardımlar halka koordinasyonsuzluk ve diğer kaygılar nedeniyle zamanında ve yeterince ulaştırılamadı Üstelik toplanan miktarlar ve kullanış biçimleri şeffaf değil, gizli. Marmara depreminde de böyle olmuştu. Ah diyorum. Ah. Devletçiliği bu kadar dışlamasaydık ve şimdi sosyalist bir anlayış iktidarda olsaydı, depremzedeler böylesine donarak veya yanarak ölürler miydi. 
İki yıl önce Amerika da ki fırtına geliyor aklıma . Kıyının bir tarafından dünya Jandarması ABD, diğer tarafta yoksul bıraktırılan Küba. Sosyalist Küba yönetimi kıyılardaki halkını daha yükseklere taşıyarak fırtınadan korumuştu. Kapitalizmin merkezi ABD ise halkını aynı fırtınaya teslim etmişti. Yüzsüzlüğün iktidarı ABD’ye, birileri de onlara ne çok benziyor. 
Yeterli maddi yardımların geldiğini düşünüyorum. Güney illerimizdeki bir çok.otel %10-20 kapasiteyle çalışıyor. Hükümet bu otellerle anlaşsa ve gelen maddi yardımlarla buralar kiralansa ve depremzedelerin kışı buralarda geçirmelerini sağlasa. Yada şehirlerdeki boş evleri depremzedeler adına devlet kiralasa , yanarak veya donarak ölümlerin önüne geçilemez mi?Çok mu hayalciyim? MEHMET AKBULUT 
Hüseyin ASLAN
Yer Dağönü Köyü Muhtarı
Tarih: Cum 30 Ara 2011 18:10:53 EET
SORUNLARIMIZ NASIL ÇÖZÜLÜR 
 
Dereköy, Gençali Köyü, Dağönüköyü, Kürkçü köyü, Dayılı Köyü. Bu beş köy güzergâhının ciddi yol sorunu var. Telekom Müdürlüğü İnternet aboneliği vermiyor. İnternet için gerekli altyapıyı kurmuyor, yani haberleşme sorunu var. Bu sorunlar; toplumun örgütlenmesi ve kültürümüzün yozlaşmaması için acilen çözüm bekliyor. Bu nedenle köy dernekleri kendi aralarında bir araya gelerek yılda bir kez de olsa birlik ve dayanışma organizasyonları düzenleyerek, bu tür etkinliklerde sosyal sorunlarımızı bu 5 köy bir araya gelerek, nasıl çözeriz deyip 5 köyün muhtarı ile dernekler arasında çözüm aranmalıdır. 
 
Yol sorunumuzu nasıl çözeriz? Şu önemle anlaşılmalı ki tek, tek muhtarlar sorunlarımızı çözemiyoruz. Ancak taleplerimizi kamuoyuna aktarmalıyız. Alevi köylerimize neden asfalt yapılmıyor neden çifte standart uygulanıyor? Hani eşit vatandaşlık. Birey olarak asfalt sorununu dile getirdiğimizde yetkililer oralar çok soğuk asfalt olmaz diyorlar. Peki diyorum Rusya’da -20 derece soğuk varken oralara nasıl asfalt yol yapılıyor.Yani isteyince oluyor, soğuk engel değil. Bu tür gerçek dışı bahanelerle sorunlarımızı geçiştiriyorlar. Bu nedenle birlikten güç doğar. Gelin bir araya gelerek haklı olan taleplerimizi dile getirerek sorunlarımızı çözelim. 
 
Hüseyin ASLAN 
Dağönüköyü Muhtarı  
Cep Tel: 0541 470 93 67 
Hüseyin ASLANTarih: Cum 30 Ara 2011 18:06:57 EET
SORUNLARIMIZ NASIL ÇÖZÜLÜR 
 
Dereköy, Gençali Köyü, Dağönüköyü, Kürkçü köyü, Dayılı Köyü. Bu beş köy güzergâhının ciddi yol sorunu var. Telekom Müdürlüğü İnternet aboneliği vermiyor. İnternet için gerekli altyapıyı kurmuyor, yani haberleşme sorunu var. Bu sorunlar; toplumun örgütlenmesi ve kültürümüzün yozlaşmaması için acilen çözüm bekliyor. Bu nedenle köy dernekleri kendi aralarında bir araya gelerek yılda bir kez de olsa birlik ve dayanışma organizasyonları düzenleyerek, bu tür etkinliklerde sosyal sorunlarımızı bu 5 köy bir araya gelerek, nasıl çözeriz deyip 5 köyün muhtarı ile dernekler arasında çözüm aranmalıdır. 
 
Yol sorunumuzu nasıl çözeriz? Şu önemle anlaşılmalı ki tek, tek muhtarlar sorunlarımızı çözemiyoruz. Ancak taleplerimizi kamuoyuna aktarmalıyız. Alevi köylerimize neden asfalt yapılmıyor neden çifte standart uygulanıyor? Hani eşit vatandaşlık. Birey olarak asfalt sorununu dile getirdiğimizde yetkililer oralar çok soğuk asfalt olmaz diyorlar. Peki diyorum Rusya’da -20 derece soğuk varken oralara nasıl asfalt yol yapılıyor.Yani isteyince oluyor, soğuk engel değil. Bu tür gerçek dışı bahanelerle sorunlarımızı geçiştiriyorlar. Bu nedenle birlikten güç doğar. Gelin bir araya gelerek haklı olan taleplerimizi dile getirerek sorunlarımızı çözelim. 
 
Hüseyin ASLAN 
Dağönüköyü Muhtarı 
DKD YÖNETİMTarih: Prş 01 Ara 2011 07:11:12 EET
merhabalar,  
 
bu aralar sağlık sorunları ile ilgili sıkça sıkıntılı haber alır olduk. 
 
köy muhtarımız Hüseyin ASLAN sivas ta dizinden menisküs ameliyatı olmuştur, 
şu an sağlık durumu iyi olup köyde dinlenmektedir. 
 
kendisine acil şifalar dileriz. 
 
irt: 0541 470 93 67  
dkd yönetimiTarih: Prş 10 Kas 2011 13:00:45 EET
Merhabalar, 
 
dernek üyemiz olan sevgili büyüğümüz Bektaş ASLAN nın rahatsız olduğunu öğrendik.  
 
Kendisi ile yaptığımız görüşmede sivas numune hastanesinde yattığını ve 10 gün daha tedavisinin süreceğini bildirdi.  
 
bu vesile ile derneğimize büyük emeği geçen Bektaş Aslana ve Aslan ailesine acil şifalar diliyoruz.  
 
İrt. no: 0533 560 04 97 (bektaş aslan)
Mert Deniz MoroğluTarih: Paz 30 Eki 2011 13:35:24 EET
Merhabalar, son zamanlarda köyün kiraya verilmesi gibi bir takım gelişmelerin olduğunu duyduk. Komşu bir köye su vermemek adına kendi köyümüzün güzelleşmesi için bu güne kadar verdiğimiz emeklerin (ağaç dikilmesi gibi.) bir hiç uğruna harcanması bizi bir hayli üzdü. Bugüne kadar civar köyler tarafından birlik ve beraberliğimizle anılırken ve köyün gençleri olarak her zaman dayanışma içerisinde olduğumuzu düşünürken, böylesi önemli bir kararda, köyün geleceği olan biz gençler başta olmak üzere önemli bir kısmına haber verilmemiş olması, bu güne kadar inandığımız bu birlik ve beraberliğin aslında göstermelik bir ‘başlık’tan ibaret olduğunu düşündürdü.  
Biz gençler olarak her yaz, tüm yaşıtlarımız, kardeşlerimiz ve büyüklerimizle bir arada olmak için köye geliş gidiş tarihlerimizi birbirimize göre ayarladık. Köyümüzün her köşesinde her birimizin ayrı anıları bulunmakta ve her sene bu güzel anıları tekrarlamak adına yazı iple çekmekteydik. Fakat şimdi hiç tanımadığımız insanların bize haber verilmeden bu anıların içine dahil edilmesi, bizim gibi bir çok arkadaşımızın üzülmesine sebep olmadı mı? Üstelik anılarımız gibi emeklerimize de yazık olmadı mı?  
Çocukluğumuzdan beri büyüklerimiz bize hep paylaşımcı olmayı öğretirdi. Şimdi bir ihtiyacı olan arkadaşımızla, ihtiyacı olan şeyi paylaşmak, hiç tanımadığımız bir insanla ve hiç istemiyorken bir şeyleri paylaşmaktan ‘’daha mı iyi?’’ diye sorarız siz sevgili büyüklerimize. 
Canan, Mert 
Moroğlu 
HASAN ASLANTarih: Prş 27 Eki 2011 11:14:58 EEST
Merhabalar, 
 
işlerimin yoğunluğundan dolayı uzun zamandır siteye yazı yazamıyordum. 
 
Yönetimin Van depremi ile ilgili çalışmasını görünce çok mutlu oldum. Bende 1999 gölcük depremzedesi olarak, sizleri yapmış olduğunuz bu çalışma için kutluyorum. 
 
Depremin ertesi günü çalıştığım firmadan topladığım yardım malzemelerini Van a ulaşımını organize ettim.  
 
Yardımın azı çoğu olmaz yeter ki gönülden olsun. Genç arkadaşlarımın da çalışmalarına destek olmak adına kampanyanıza mutlaka katkı sunacağımı bilmenizi ister bu anlamlı çalışma için sizleri yürekten kutlarım. 
 
Saygılarımla, 
 
 
 
ALİ POYRAZTarih: Paz 16 Eki 2011 10:57:48 EEST
Köyümüzde var olan şuandaki köye su getirme çalışmaları çok güzel gidiyor.Köylümüzün birlik beraberlik içinde olması beni mutlu ediyor.Sanırsam bütün köylümüz bundan hoşnuttur.Ben bütün köylümüze teşekkür ediyorum.komisyondaki arkadaşlara da ayretten teşekkür ederim.Bende onların yanında kalıp çalışmalara destek vermeye, devam etmek isterdim.Fakat kişisel sorunlarımdan dolayı İstanbula Dönmek zorunda kaldım. 
KALAN İŞLER:Şu anda depo yapılıyor,birde trafo yapılacak. diğer işler yapıldı.Umut ederimki gelecek nesillerimizde böyle dayanışma içinde olsun.Saygılarımla...
Hüseyin Aslan(dağönüTarih: Paz 16 Eki 2011 10:48:15 EEST
Muhtar olarak var olan kişilik nedenimle benim doğrularım var.Bu doğruları hayata geçirip doğru yolda devam etmem var.Bu mücadele anlayışı ile bana göre tavrım veya pratikte toplumsal sorunlara duyarlı olduğum iddiasındayım.Bu iddiayı doğrulayan 2 Temmuz'dur.Sivas madımağında canlarımızın şehit olmasıdır.Bu şehitlere değer verip duyarlı olmayan,bu duyarlılığı çevre köylerde göstermeyen bu ticaret yapan kişi ise elbette daha duyarlı olması gerek.kişi haklarına yani alınterine,emeğe saygı göstermezse bu kişiyle iş yapılmaz.İktidar mücadeleyi sürdürür Feyodal anlamda destek verenler yanlışlığa düşer.yani akrabacılık yapılmaz.köyün huzuru kaçar. bundan dolayı köylümden rıcam gelin tomlumsal değerlere sahip çıkalım küçük hesaplar peşinde koşmıyalım.İşte çözüm yeri toplantı yeridir.Kangal DEĞİLDİR.
Powered by AkoBook V3.42 and SecurityImage 3.0.7

Üye Girişi






Parolamı unuttum?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Hava Durumu

Kimler Online

Şuanda 7 misafir bağlı