Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color brick color green color
FlashBanner
Buradasınız:Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterinde toplam 810 kayıt bulunmaktadır.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 »

İsimKayıt
Serdar ÇAKMAKTarih: Çrş 01 Eyl 2010 17:47:04 EEST
Merhaba sevgili dostlar her sene dernek olarak yapmaya çalışdığımız futbol turnuvamızı bu senede başlatmayı düşünüyoruz bu turnuvada asıl amacımız köyümüzün gençleri arasındaki dostluğu ve arkadaşlıkları pekiştirmek gençlerimizi birbirlerine birazdaha yakınlaştırmak ve kaynaşdırmakdır.Turnuvada yer almak isteyen tüm arkadaşlarımızı aramızda görmek isteriz turnuva ile ben SERDAR ÇAKMAK ve VELİ DOĞAN arkadaşımız beraber ilgileneceğiz 12 eylül pazar günü turnuvamızı başlatmayı pilanlıyoruz katılmak isteyen arkadaşlar kadrolarını kurup çarşamba akşamı yani 8 eylül akşamı saat 8 de derneğimizde yapacağımız toplantıda bizlere sunmaları gerekmekdedir kadro kuramayan ve bu turnuvada oynamak isteyen arkadaşlar da bize isimlerini yazdıra bilirler biz bu arkadaşlara bir takım oluşdurup turnuvaya dahil etmeyi pilanlıyoruz. Bilindiği üzere 12 eylül pazar günü hepimizi ilgilendiren bir seçimde oy kullanaçağız, 8 eylül çarşamba akşamı bu seçimler ile ilgili sohbet etmek içinde güzel bir fırsatımız olacak sevgi ve saygılarımla.serdar çakmak tel:05358129173 veli doğan tel:05327963402
aziz poyrazTarih: Sal 31 Ağu 2010 19:58:48 EEST
Sevgili dayi oglu nasilolduda yazabildiniz iyi biliyorumki o koyde sorunlara kafa yoran cokca insanlarimiz var. Ancak niye yazmadiklarini anliyamiyorum. Mevcut sistem TIKANDI yasama , yurutme, ve yargi islemez hale geldi . dolayisiyla sistemi yeniden yapilandirmak gerekiyordu iste akp nin yaptigida budur.12 eylul darbesiyle yada darbecilerle hesaplasmak akp nin isi degil. simdiki hukumetin kadrolarinin cogu 12 martta milli turk talebe birliginin uyeleriydi okul paralarinida 12 mart darbecileri oduyordu. Dolayisiyla onlarin tarafi belli bizide kendilerine taraf yapmak istiyorlar. dayi oglu ALICAN iyide yazmis eline saglik . Bence yazabilen herkes yazmali susmak mevcut olan gidisati onaylamaktir . saygilar
alican aygün
Yer gazi mah.
Tarih: Pzt 30 Ağu 2010 18:38:36 EEST
Emperyalizmin kuklası AKP iktidarı, halkımızı bu sefer de kendi anayasasını onaylamaları için sandık başına götürüyor. 
 
Halkımızın AKP’nin referandum dayatmasında neyi sunduğuna ve CHP ve MHP’nin başını çektiği Hayır söyleminin ne anlama geldiğine dair çok fazla bilgisi ve fikri yoktur. Egemenler neyi ön plana çıkarıp anlatırsa halkın da o kadar bilgisi ve o düzeyde de fikri olur. AKP bu oyunu çok güzel oynuyor; bir taraftan kendilerinin 12 Eylül Faşist darbesini desteklediğini unutturuyor, Necdet Adalı’yı ağzına alma cüretiyle utanmazlığını ortaya koyuyor, diğer taraftan halka özgürlükçü bir Anayasa yapıyoruz söylemiyle halklarımızı kandırıyor. 
 
Egemenler, referandum sürecinde Evet ve Hayır üzerinden propaganda yaparak halkı kendi çıkarları doğrultusunda kendilerine taraf yapmak istiyorlar. Yakın geçmişte laik-şeriatçı kutuplaşması nasıl ki halkın çıkarlarını ifade etmediyse, bugünkü referandumda evet-hayır karşıtlığı da halkın çıkarlarına denk düşmemektedir. Referandumdan evet de çıksa hayır da çıksa egemenlerin bu çıkar çatışmasında halk sistemi onaylamış olacaktır. 
 
Bu evet-hayır ikilemine katılan ve hayır yönünde propaganda yapan kimi sol yapılar sisteme karşı olan tepkileri derinleştirmek yerine AKP karşıtlığıyla sistem içinde çözüm aramaktadırlar. AKP’yi durdurmak adına yapılan hayır propagandası halkı düzeniçi çözüm yolları aramaya mahkum etmekten başka bir işe yaramamaktadır. Devrimcilerin görevi halkı düzene taraf yapmak yerine, varolan düzeni yıkmak adına taraf yapmaktır. 
 
Referandumu niye boykot ediyoruz; 
 
AKP’nin hazırladığı bu Anayasa’yı onayladığımız takdirde Faşist Cuntanın 12 Eylül Anayasası’nı kaldırmış olmuyoruz; AKP’nin kendine yakın kapitalist parababalarının çıkarları doğrultusunda yeniden revize ettiği, sermayenin yeni anayasasını onaylamış oluyoruz. 
 
Evet dediğimiz takdirde ABD’nin, AB’nin, Faşist Cunta Şefi Kenan Evren’in onayladığı Anayasa’yı onaylamış oluyoruz. 
 
Hayır dediğimiz zaman rejimin önceki gibi devam etmesini isteyen MHP’nin, CHP’nin, AKP İktidarı’nda gerileyen Çukurova grubunun, Doğan Grubunun, Ergenekoncuların, kontrgerillanın, özel timci halk düşmanlarının savunduğu sistemi onaylamış oluyoruz. 
 
Biz halk için, çocuklarımız için, yarınlarımız için sömürünün yasaklandığı, insanın insan üzerinde sömürüsünün ve baskı kurmasının suç sayıldığı bir anayasa istiyoruz. 
 
Biz, halkın en temel ihtiyaçları olan beslenme, barınma, eğitim, sağlık, ulaşım, iletişim ve kültürel gelişimin temel hak olarak kabul edilmesini ve bunların anayasa maddesi haline gelmesini istiyoruz. 
 
Biz halklarımızın kendi kültürünü özgürce yaşayabildiği, kendi dilinde eğitim görebildiği, halkların kardeşliği temelinde bir anayasa istiyoruz. 
 
Biz halkımızın emeğinin verildiği, çalışma hakkının güvence altına alındığı bir anayasa istiyoruz. 
 
Bu nedenlerden ötürü işçilerin ve halkların baştan sürece dahil edildiği yeni bir Anayasa sıfırdan planlanmalı, önümüze dayatılan bu süreç BOYKOT edilmelidir. Halklarımızın oyları kendisini dışında bırakan bu süreci boykot ederek, ders vermeli, devrimciler, halka dayatılan bu süreci boşa düşürmek için uğraş vermelidir.
SERDAR ÇAKMAKTarih: Çrş 25 Ağu 2010 16:19:31 EEST
Bu yazıyı vatan gazetesinde okudum ve sizler ile paylaşmak istedim. Devlet affettiği kişileri ‘gel yargılayacağım’ demez - YARGISAL ONURSAL BAŞSAVCISI SABİN KANADOĞLU 
 
Burada ne af ne de zaman aşımı bahse konudur. Halk oylamasından geçmiş bir sorumsuzluk olayı olarak affın daha ötesini ifade e...der. Hiçbir ülke ve devlet sorumsuzluk tanıdığı veya affettiği kişileri bir zaman sonra gel seni yargılayacağım diyemez. Bu hukuka aykırı olur. Bunu sağlamak için her şeyden önce o belirli kişilere sorumluluk yükleyecek bir hükmün bu anayasa değişikliğinde yer alması lazımdı. Böyle bir yola gidilmediği gibi yapılan öneriler hatta önergeler reddedildi. Amaç 12 Eylül’ü kullanarak işkenceye uğramış ve eziyet görmüş 12 Eylül mağdurlarının oyunu almak. Düzenlemeler halkın oyunu almak için çevrilen bir oyun halini aldı. Çünkü sorumsuzluk derseniz zaten yargılayamazsınız af niteliği taşır, bu itibarla daha önce alınmış bir affa tekrar yargılama yolu açamazsınız. Zaman aşımı derseniz zaten zaman aşımı bu işin kökünü halletmiş durumda. Şu sorulabilir. Denebilir ki darbeyle iktidarı ele geçirenler zorla ve dayatarak bir anayasa oluşturup kendilerini sorumsuz kılabilirler bu tehlikeli değil mi? Evet tehlikedir. Bunu önlemek için darbeyi yapanlar hakkında yargılama yolunu açacak birtakım hükümler getirilir. Tabii bu ileride AİHM’e kadar taşınabilecek ve haklı da çıkabilecek bir konuyu ortaya getirebilir. Bu yol olmadı, tanınmadı. Herhangi bir şekilde 12 Eylül sorumlularının yargılanması için en ufak bir gayret de sarf edilmedi.  
 
Açılacak maddi manevi tazminat davalarının hiçbir geçerliliği yoktur. Geçici 15. madde, darbeyi yapan beş komutanın ve Genelkurmay Başkanı’nın dışında, 16 Aralık 1982’ye kadar o konseyin almış olduğu tüm kararlara uyanlar, onun emirlerini yerine getirenler, çıkarılan yasalar, danışma meclisi ve üyeleri hepsi sorumludur. Ama hiçbirini sorumlu kılma olanağı yoktur. Dikkat ederseniz 12 Eylül darbecileri denilerek genel bir ibare kullanılıyor. 12 Eylül darbecilerinin işbirlikçilerine baktığımız zaman kimleri görürüz. Hiçbirisinden de adli, idari ve ekonomik yönden herhangi bir sorumluluğu doğuracak değişiklik yapılmadı. Sadece onu kaldırdınız. Bu gayri samimi ve gayri ciddi bir iddia olur. Hesap sorulacaktır bunlar yargılanacaktır sözü gerçekle bağdaşmamaktadır. Değişiklik işkenceci diye nitelendirilen askerlere mahkeme yolunu da açmaz. Elbetteki işkencede zaman aşımı yoktur. Ben zaman aşımı ifadesini kullanmıyorum. Çünkü sorumsuzluk, affın da ötesinde yargılamayı önleyen bir olaydır. Siz eğer ciddi bir yargılama düşüncesindeyseniz o zaman bu anayasa değişikliğine gerçek bir madde koyarsınız. Dersiniz ki bunlar işkencecidir, darbecidir, insan hak ve özgürlüklerine aykırı davranmışlardır. Bunların tekrar yargılanması mümkündür diyerek zaman aşımı yürümez maddesi koyarsınız. Yargılama yolunu kendiniz açarsınız. Bunu yapmadan Geçici 15. Madde’yi kaldırarak bu işi halletme olanağı kesinlikle yoktur. Evet Geçici 15. Madde darbecileri koruyan bir maddedir. Halk buna yüzde 92 ile evet demiştir. Bu hüküm demokratik bir ülkenin anayasasında yer almaması gereken bir maddedir. Bir devletin anayasasında böyle bir hükmün bulunması o devlet için ayıptır. Anayasadan çıkarılması gerekir ve çıkarılmalıdır. 
 
VATAN GAZETESİ
aziz poyrazTarih: Cts 21 Ağu 2010 19:46:34 EEST
EVET arkadaslar KOYUMUZUN de bagli bulundugu federasyondan bir yonetici arkadasimiz yine koyumuzun sayfasina onumuzdeki refaranduma iliskin dusuncesini yayinlamis. Beni degil ama sizleri cok cok ilgilendiren bir konu. Neden tartismiyorsunuz ? Bilinclenerek sandiga gitmeniz yada geleceginize bilinclenerek mudahale etmeniz insan gibi insan olmanizin kiriterlerinden biridir. Ben sizlerden uzagim kosullari bilmiyorum evet veya hayirin kitlelere ne kazandirir yada kaybettirir bilmiyorum . Bu durumu en iyi sizler biliyorsunuz. O zaman NEDEN TARTISMIYORSUNUZ . meydanlarda atilan yalanlari dinlemekten bikmadinizmi. bu arada yegenim hasana bir soru sormak istiyorum . 
Yazini dikkatlice okudum sana cevap vermek yerine seninle yazismak isterdim. Ancak yukaridada yazdigim gibi sorunlarin uzagindayim anayasadaki bu degisiklikleri en iyi sizler biliyorsunuz. Ayni zamanda bizlere kavratmakta kitle orgutlerinin de gorevidir .Ancak iki kere hayir demennin biri CHP ikincisi MHP ye yaramasin. 
Tekke dustu kel gorundu derlerdi. Bir zamanla sosyalistler bu iki partide aynidir diyorlardi ama kimse inanmadi alevilerde dahil . zamanla bu iki partininde idolojik olarak ayni olduklari yasam tarafindan ispatlanmasina ragmen chp VEYA KILICTAR OGLUNU yeni bir kurtarici olarak gorulmesi simdiye kadar yapilanlari unutmak anlamindadir. Ben sistemi butunluklu goruyorum farkli kurumlari farkli soylemlerlede karsimiza ciksalar bile . Butun farkli soylemleri bizleri yeniden baska bicimde kandirmaktan baska bir sey degildir derim. Alevilerin guzel bir sozu var benden dusen degil yolumu suren alevidir derler . kilictar oglu aleviden dusen biri olabilir hatta ben sizlerden dahada halkciyim deyip kasimpasa pazarindan alis veriste yapabilir tipki bizden birisi gibi ancak onunda bir misyonu var bizleri kandirarak mevcut sistemlerini surdurebilmektir. CHP, MHP, AKP,nin aralarindaki dalas rant dalasidir yoksa hepiside 12 eylulcu 
12 martci, dar milliyetci akimlardir. istenilirse konuyu derinlestirebilirim. 
 
 
not onceki yazimda laikligin vede bireyin ozgurlesmesine iliskin yazimin tekrar okunarak CHPnin laiklik anlayisiyla karsilastirmanizi istiyorum en azindan laiklik konusundaki CHPnin yalanini ogrenmis olursunuz. selamlar
hasan aslanTarih: Cts 14 Ağu 2010 09:06:36 EEST
‎"referanduma iki kez hayır" ama Neden ? 
 
arkadaşlar aslında çok fazla konuşulması gereken ve bilgilendirilmesi gereken bir seçim ile karşı karşıyayız. 
fakat insanlar ve parti liderleri seçimi öyle bir pozisyona soktularki evetçiler AKP yi, ...Hayırcılar CHP yi destekliyor gibi bir durum ortaya çıktı 
 
öncelikle şu çok iyi bilinmeli ki yapılacak seçim referandum yani partilerle ilgisi olmayan, tamamen bizlerin bireysel olarak fikirlerimizi beyan edeceğimiz bir seçim olacaktır.  
 
şimdi burada dikkat edilmesi gereken çok önemli maddeler var, biliyorum ki bir çoğumuz vakit darlığından dolayı hangi maddelerin ne şekilde değiştirilmek istendiğini dahi okumamışızdır. 
 
dikkatinizi çekmek istediğim bir kaç madde yi yazarak neden iki kez hayır dediğimi açıklayayım. 
 
akp hükümeti bugüne kadar anayasıyı 9 kez değiştirdi, bu yapılmak istenen 10. değişiklik olacaktır. (acaba neden bu değişikliğin üzerinde bu kadar duruldu, sebebi yüce divan korkusu olabilirmi??) 
 
arkadaşlar hepimizin ortak noktası nedir daha demokratik bir anayasa. nedir demokratik anayasa.  
o güne kadar tartışılan, toplumda sorun teşkil eden, toplumun ihtiyacını teşkil eden ve toplumun sıkıntılarını teşkil eden nedenlerin çözüldüğü bir anayasa demokratik bir anayasadır. 
 
sevgili arkadaşlar 1982 yılından bugüne kadar tartışılan hiç sorun bu yapılmak istenilen anayasada yer almıyor. 
 
biz nelerin değişmesini istiyoruz nelerin olmasını istiyoruz, 
 
dokunulmazlıklar, yök yasası, alevilerin hakları, kürtlerin hakları, diğer etnik kökenli yurtdaşların hakları, seçim barajının düşürülmesi, sendikal haklar vs.vs. bunu uzata biliriz. 
 
bu yukarıda yazdıklarımın hemen hemen hepsi için akp hükümeti açılım adı altında bir sürü garip davranışlar sergiledi. sonuç her zamanki gibi hüsran.  
 
şimdi neyin arkasına sığınıyor darbecileri yargılayacakmış, külliyen yalan. 
menderes ile asılan maliye bakanının eşinin mektubunu okurken ağlıyor, tamamen göz boyama adamın asılmasının üzerinden 50 yıl geçti sen 8 yıldır tek başına ülkeyi yönetiyorsun demezlermi şimdiye kadar neredeydin.  
 
ben kısaca "atma recep bey din kardeşiyiz" derim. 
 
cuntanın kurmuş olduğu bir parti, onu yargılama şansına sahip değildir bu yargılayacağız kelimeleri tamamen bir senaryodan ibarettir. 
 
daha demokratik bir anayasa için tabiki mücadele edeceğiz,  
tabiki kaderci olmayacağız,  
ümmetçi olmayacağız. 
 
ümmetçi gençlik kaderci gençlik yetiştirmek isteyen bu iktidara inat biz sivil toplum kuruluşları kendi kaderimizi kendimiz tayin edeceğiz ve çağdaş modern gençlik yetiştirmek adına elimizi değil gerekiyorsa başımızı taşın altına koyacağız. 
 
bizlerin istediği ve yukarıda yazdığım değiştirilmesi gereken maddeler değişecekse, insanlar daha özgür bir türkiyede yaşacaksa tabiki de kocaman bir EVET derim. 
 
ama  
 
bu adamlara ve bunların değiştireceği anayasaya İKİ KERE HAYIR. 
 
Saygılar. 
aziz poyrazTarih: Cum 13 Ağu 2010 20:13:22 EEST
Bu yaziyi dun aksamda yayinladim ama yazi sayfada cikmadi yeniden yazmak zorunda kaldim. 
 
onceki yazinin devamidir. 
 
Bazi yerlerde 17 yy sonunda bazi yerlerdeyse 18 yy ortalarina kadar devam eden bir anlamiyla da eskiyle yeninin mucadelesinde . 
yeni Burjuvazi kazancli cikti. 
uretim deki feodal uretim iliskilerini adim adim tasfiye ederek yerine kapitalist uretim iliskilerini hakim hale getirerek gunumuze kadar kendini tasiyabildi. 
baska bir deyisle Meta, Para, yine Meta,iliskisi yerine Para , Meya, Para iliskisi denen yeni dolasim sistemini hakim hale getirdi. 
iste burjuva demokrasisi, sosyal devlet, ekonomideki gelisim, uretici guclerin gelisimi, laiklik,ve daha bir cok yenilik buradan cikti. 
Tabiki hic birsey kendiliginden olmadi buyuk bedeller odenerek bu kazanimlar elde edildi. Bundan sonraki bolumdede bu cagin aydinlanmasina onderlik edenlerden bahsetmek istiyorum. 
Aydinlanma cagini n Filozoflari denince akla Voltaire, diderot feurbas, Feurbas ayni zamanda idalist felsefeninde mimarlarindan biridir. Leonardo da vinci, alman Kant,a Erasmus, ve diger hasmetli dusunurlerle baslar. 
alman KANT"A gore insanin kendi kabahati olan resit olamama durumundan akil yoluyla kurtulmasidir" ronesans. 
LEONARDO, olaylarda sebep sonuc iliskisini kurarak sorunlarin cozumunu onerir felsefede diyalektigi uyguluyan LEONARDO canlilarin durmadan oldugunu ve yenilendigini " belirtir.ERASMUS orta cagin halkina gulmek eglenmek cok goruluyordu Bu dunya geciciydi bundan dolayi kaderle doluydu . Cennete gidebilmek icin bu dunyadaki sikintilara zahmetlere katlanilmaliydi. diyen anlayisi yerle bir ederek orgutlenerek kolektif yasam noktasinda karincalarin insanlardan daha ileri oldugunu soyler. yazi cok uzun dolayisiyla kisa kesmek zorunda kaldim ozur dilerim.
hasan aslanTarih: Pzt 09 Ağu 2010 16:03:51 EEST
merhabalar,  
 
köyümüzün yaşayan çınarlarından sevgili büyüğümüz, Mustafa BÜYÜKPINAR ın, namı diyar apmıç amcamızın rahatsız olduğunu duydum,  
böylesi yaşayan efsanelerimizin gençler tarafından ziyaret edilip hatırlanması doğru olanıdır fakat işlerimin yoğunluğundan dolayı yanına gidemedim.  
 
kendisine acil şifalar diler, ailesinede geçmiş olsun dileklerimi sunarım. 
 
Saygılar
Serdar ÇAKMAKTarih: Paz 08 Ağu 2010 09:41:10 EEST
cihana katılıyorum artık bir piknik yapmanın zamanı geldide geçiyor bile. derneğimiz gerekli alakayı göstermez ise ben ve cihan piknik düzenleye biliriz herkese selamlar.
ayhanpoyrazTarih: Paz 08 Ağu 2010 09:40:28 EEST
Peki Ben Şimdi Size Soruyorum .!  
 
SORU : MUSTAFA KEMAL MERSİN GEZİSİNDEYKEN ŞEHİRDE GÖRDÜGÜ BÜYÜK BİNALARI SORMUŞ 
 
*BU KÖŞK KİMİN? 
-KİRKO...R' UN 
*YA ŞU KOCA BİNA KİMİN? 
-YORGO'NUN 
*YA ŞU? 
-SOLOMON' UN 
-ATATÜRK BİRAZDA SİNİRLENEREK SORMUŞ ONLAR BU BİNALARI YAPARKEN SİZ NEREDE İDİNİZ? 
 
TOPLANANLAR ARASINDA BİR KÖYLÜNÜN SESİ DUYULUR: 
 
BİZ YEMENDE TUNA BOYLARINDA BALKANLARDA ARNAVUTLUK DAGLARINDA KAFKASLARDA ÇANAKKALEDE SAKARYADA SAVAŞIYORDUK PAŞAM. 
 
ATATÜRK BU HATIRASINI ANLATIRKEN 
HAYATTA CEVAP VEREMEDİGİM YEGANE İNSAN BU AKSAKALLI İHTİYAR OLMUŞTUR DEMİŞTİR. 
ŞİMDİ BENİM CEVAP BULAMADIGIM SORU İSE : 
*BU ŞEKER FABRİKASI KİMİN? 
-İSRAİLİN 
*TEKEL KİMİN? 
-İSRAİLİN 
*SÜMERBANK KİMİN? 
-İNGİLTERENİN. 
*SEKA KİMİN? 
-YUNANİSTANIN. 
*PEKTİM KİMİN? 
-AMERİKANIN 
*PEKİ TÜPRAŞ KİMİN? 
-AMERİKANIN 
*TELEKOM? 
-AMERİKANIN. 
*LİMANLAR KİMİN? 
-YUNANİSTANIN. 
 
*PEKİ ONLAR BUNLARI ALIRKEN SİZ NEREDEYDİNİZ TÜRK HALKI? 
 
*HANGİ CEPHELERDE SAVAŞIYORDUNUZDA BUNLARI KAYBETTİK? 
SUSMAYIN!!!!!!! 
 
BİRŞEY SÖYLEYİN BİZ VATAN İÇİN ŞUNU YAPIYORDUKTA KAYBETTİK DEYİN... 
 
O AKSAKALLI AMCANIN SÖYLEDİGİ GİBİ BİRŞEY SÖYLEYİNDE YÜZÜMÜZ OLSUN ŞEHİT KANLARIYLA SULANMIŞ TOPRAGA GİRMEYE!!!!nullnullnull
aziz poyraz
Yer paris
Tarih: Cum 06 Ağu 2010 18:03:41 EEST
felsefe bilimsel sosyalizmin olmazsa olmazi olan diyalektik meteryalizimdir. Sosyalistler her konuda oldugu gibi Din konusunada Diyalektik meteryalist bir yaklasimla inceler vede yorumlar .  
meteryalist anlayis sonuclarla degil. sebeplerle ugrasir. Bu bakis acisina gore Din insanoglunun doga olaylari karsisindaki bir caresizligidir der.  
sosyalizim tumuyle olmasa bile kollektif katilimci bir ara toplumun adidir. Gorevlerinden bir taneside Toplumu  
ekonomik alt yapiya ortak etmenin yaninda. Siyasi ust yapidayada toplumu ortak ederek asil olan caresizligi ortadan kaldirarak bireyleri giderekte toplumu guclu kilarak ozgurlesmesini saglamaktir.  
ENGELS korku dinleri yaratir der .  
Bu anlayisa gore korkulacak sebepleri ortadan kaldirmadan toplumun laik bir toplum olamiyacagini bize anlatir.  
Ilk insan patlayan yanardagdan, simseklerden,dogal afetlerden, korktu. Iste o ilk insan dogadaki bu hareketliligin birilerinin kendisine kizginligini olarak algiladi.  
Bu gunun insani aliktan savaslardan tepsine inen bombalardan da korkuyor. boylesi korkularin olamayacagi bir baska obur dunyanin mevcut olduguna inanarak teselli buluyor.  
Buyuk fransa devrimi bir burjuva devrimiydi .Papazlar surgune gonderildi kilisenin mallarina el kondu. burada asil amac feodal uretim iliskisini tasfiye ederek yerine kapitalist uretim iliskisini gelistirmedikce toplumun ne ozgur olabilecekti nede laik olabilinirdi.  
Isanin dogumuyla baslayan takvimi yasakladi. Yerine yillari bastilin alindigi tarihle baslatti. Feodallerin elindeki topragi genis koylu yiginlarina dagitarakgenis koylu kitlesini tarimda uretici hale getirdi.  
Dunku toprak kolesi serfi mulk sahibi ozgur vatandas durumuna yukseltti. Kilisenin mallarina el koyarak papazlari surgune gonderdi. Biriken sermayeyi sanayiya yatirdi. Bu durumun genis kitlelerde hem ulusal bilincin gelismesine vesile oldu hemde vatandaslarin olusturulan yasalarin onunde esitligini anlatan insan haklari beyannemelerini yururluge koydu.  
Ozgur vatandas konumuna yukselen toprak kolesi serf dogal olarak burjuvazinin hakimiyetini kabul etti.  
Kuskusuz filozoflarinin felsefi onermelerin in orta cagda onemli gedikler actarak gelismeye onderlik ettiler.  
yazinin ikinci bolumunde bu filazoflardan bahsedecem.  
Alman aydinlanma filazofu KANT a gore ronasans insanin resit olamama durumudur insanin yeniden dogusudur der.  
Orta caga gore gokyuzu katlari Tanri diyaridir. yer yuzu ise tanri vekili kiral kiralinda temel dayanagi olan kiliselerindir.  
Yoksullar isetanrinin cennetten tekmeliyerek disari attiklari adem ogullaridir.Feodalizim deevren ebedi bir tanri buyruguolan sabit aristotelesci modele sahipti. toplumda bu modele sikistirilmisti bu modelle oynamamaliydi.  
Ayaklananlar yalniz tanrinin sahte vekillerini degil papaz kilikli " seytanlarida hedef aliyordu.Onceleri sinifsal taleplerle ortaya cikan emekci sinif adim adim idolojik cephelerinide insa etmeye basladilar.  
Cagdas bir toplum kurmak zorunda olan burjuvazi, ozgur insan malzemesini de yaratmak zorundaydi .Yoksa kapitalizim ozgur gelisemezdi. Bunun icin feodal iliskilerin yerine kapitalist uretim iliskisini esas almaliydi.  
bu durum tum avrupada 17yy ortalarina kadar devam etti.  
 
devam edecek 
 
benimbabam@hotmail.fr
cihan poyrazTarih: Prş 05 Ağu 2010 16:31:28 EEST
orda kimse varmı?
cihan poyrazTarih: Cts 31 Tem 2010 20:58:11 EEST
selamlar ben bişeyi merak ediyorum da uzaun zamandır derneğimizin bi faaliyeti yok nezaman yapmayı düşünüyorlar acaba bi piknik bi gece yada bi gezi kitlesel bi faaliyet beklentim var... 
küçük cekoli poyrazTarih: Prş 29 Tem 2010 07:18:56 EEST
selamlar sevas ta olduğumdan dolayı bayadır yazamıyordum gönül isterdi sevas tan hiç dönmiyim ama isitanedeyim gine ya şu yılanlı şimdiden burnumda tütmeye başladı umarım gidemeyen akrabam ve dostlarımda oralara gider kısa zamanda.baskılara inat...
HASAN ASLANTarih: Pzt 19 Tem 2010 18:39:07 EEST
MORG İÇİN PARA TOPLAMA TELAŞINA KAPILMIŞKEN ÖĞRENDİĞİM İKİ ÜZÜCÜ SAĞLIK SORUNUNU SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM.  
 
SEVGİLİ ARKADAŞIM DOĞAN AYGÜN GEÇİRDİĞİ BİR İŞ KAZASI SONUCU VÜCUDUNUN ÇEŞİTLİ YERLERİNDE YANIKLAR OLUŞMUŞTUR,  
 
YİNE KÖYDE YAŞAYAN SEVGİLİ BÜYÜĞÜMÜZ HASAN ASLAN ABİMİZDE DÜŞME SONRASI BELİNDEN RAHATSIZLANMIŞ OLUP SİVASTA HASTANEDE TEDAVİ GÖRMEKTEDİR. 
 
DOĞAN ARKADAŞIMA VE HASAN ABİME ACİL ŞİFALAR DİLİYORUM,  
 
UMARIM TEZ ZAMANDA SAĞLIKLARINA KAVUŞURLAR.
Powered by AkoBook V3.42 and SecurityImage 3.0.7

Üye Girişi






Parolamı unuttum?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Hava Durumu

Kimler Online

Şuanda 8 misafir bağlı